ÖZEL GÜLEN GÖZLER ÖZEL EĞİTİM VE REHABİLİTASYON KURUMLARI - İstanbul Anadolu Yakası Üsküdar
Anasayfa   Okulumuz   Haber Duyuru   Atatürk Köşesi   Foto Galeri   Video Galeri   Ziyaretçi Defteri   İletişim
Tel : 0 216 481 4696
Faks : 0 216 481 4697
E-posta
gulengozleruskudar@hotmail.com
Adres
FERAH MAHALLESİ NATO YOLU GÖKHAN SOKAK EKŞİOĞLU ÇAMLICA SİTESİ NO:59/B-1 ÜSKÜDAR
 18.11.2019 Günlük İstatistik
 Ziyaretçi Sayısı :  438
 Sayfa Görüntülenme :  466
Sitemiz Açıldığından Beri
 Toplam Ziyaretçi :  1730092
ISTANBUL
Çocuk Gelişiminde Tabletler Ve Akıllı Telefonların Etkisi

Çocuk Gelişiminde Tabletler Ve Akıllı Telefonların Etkisi

 

Tabletler ve akıllı telefonlar; yeni nesil oyuncaklar diye tabir ettiğimiz teknolojik aletler. Peki, bu teknolojik aletler gerçekten "oyuncak" kelimesini içerecek kadar masum mu?

Ebeveynler çocuk gelişiminde tablet ve akıllı telefonların etkisinin farkında mı?

Eskiden çocukların elinden oyuncaklar düşmezken şimdi ki nesil çocukların elinden de tabletler ve akıllı telefonlar düşmüyor. İçerikleriyle ışıltılı ve büyülü bir dünyaya sahip olan bu cihazlardan çocuklar kafalarını kaldırmıyor. Aileler de bu durumda çocuklarını sakin ve uslu görünce çocukların ellerine tabletleri vermekten çekinmiyor. 

Buraya kadar herhangi bir problem yokmuş gibi görülebilir. Ancak aileler çocuklarının ellerine tabletleri ve akıllı telefonları oyuncak gibi verirken bir kez daha düşünmelidir.

Çocuklar 3-4 yaşlarındayken arkadaşlarıyla yan yana fakat tek başına oyun oynar. Böylece bir yandan oyun oynarken bir yandan da arkadaşlarını gözlemler. Bu onların sosyalleşme sürecinin ilk adımıdır. Ayrıca bu dönemde çocuklar oyunlarını hayal güçlerini kullanarak (hayali arkadaş, araç, hayvan vb.) zenginleştirir.

Bunlar pek çok açıdan çocuğun gelişiminde önemli rol oynamaktadır. Çocuk gerçek nesne ve kişilerle etkileşime girerek ve hayal kurarak öğrenme, sosyalleşme, kendini ifade etme ve problem çözme gibi birçok beceride gelişim göstermektedir.

Peki, tabletlerin ve akıllı telefonların bu alanlara etkisi nedir?

Bu cihazlarla çok fazla vakit geçiren çocukların motor yetenek gelişimleri, sosyal yaşam becerileri ve kişilik gelişimleri yaşıtlarına göre daha geride kalmaktadır. Gece geç saatlere kadar tabletlerin başında vakit geçiren çocukların gündüz sosyal oyun hayatı olmuyor. Bu çocuklar arkadaşlarının arasına katılmaktan çekiniyor ve zorlanıyor. Ayrıca uyku bozuklukları, kalem tutmada karşılaşılan sorunlar, bu cihazları kullanırken sadece belli parmakların hareket etmesinden dolayı karşılaşılan ince motor beceri sorunları , dikkat toplama güçlüğü ve davranış problemleri de karşılaşılan sorunlar arasında.

Aileler tablet ve akıllı telefonları birer kurtuluş olarak görüyor. Çocuklarını oyalamak hatta yemek yedirmek için bile bu cihazlar kullanılıyor. Eskiden iştahsız ve yemek yeme problemi olan çocuklar televizyon karşısında oyalanarak yemek yediriliyordu. Şimdi televizyonların yerini tabletler ve akıllı telefonlar aldı. Aileler çocuklarını bu cihazlarla oyalayarak bu problemin üstesinden gelmeye çalışıyor. Ancak bu kısa süreli bir çözümdür ve olumsuz bir pekiştirmedir. Çocuk sırf bu cihazlarla vakit geçirmek için bile yemek yemede direnebilir.

ABD’nin teknoloji üzerine yazılar yazan dergisi Children’s Tech dergisi de tabletlerin sebep olduğu çocuklar üzerindeki davranış bozukluklarını yazdı. Yapılan araştırmalarda çocukların elinden bırakmadığı ve hatta bazı okullarda ders kitapları yerine de kullanılan tablet bilgisayarların fazla kullanılması yüzünden çocukların öğrenme yetilerinde kayıplar yaşandığı tespit edilmiştir.

Bir diğer araştırmada da İngiltere’de Millennium Cohort Study adlı bir çalışma gurubu 2000 ve 2001 doğumlu 19,000 çocuğu gözlemlemiş ve bazı sonuçlar elde etmiştir. Çalışma grubu, 7 yaşın üzerindeki bu çocuklardan 3 saatin üzerinde oyun oynayan, televizyon, video ve ya DVD seyreden çocuklarda davranış bozuklukları, duygusal sorunlar ve arkadaşlık problemleri yaşama olasılığının daha yüksek olduğunu saptamış.

Uzmanların yaptığı diğer açıklamalardan birisi de akıllı telefonlar ve tablet bilgisayarların parlak ışığına karşı insan beyninin çok hassas olduğunu ve çok fazla zaman geçirerek, ilerleyen dönemlerde bazı sağlık problemlerinin ortaya çıkabileceği uyarısıdır.

Tablet kullanımının bu denli artması çocukların zararlı içeriklere ulaşma riskini de beraberinde getiriyor. Birçok ebeveyn teknoloji kullanımı konusunda eksik ve yetersiz bilgiye sahip olduğu için çocuklarını bu zararlardan yeteri kadar koruyamıyor.

Bir diğer önemli nokta ise gelişen teknoloji ile birlikte etrafımızı çevreleyen elektronik cihazların yaydığı elektromanyetik dalgalar. Bu dalgaların insan sağlığı üzerinde olumsuz etkilere sahip olduğu artık tıp otoritelerince kabul edilen bir gerçektir. Yapılan araştırmalar ve çalışmalar doğrultusunda Uluslararası Kanser Araştırma Ajansı (IARC – International Agency for Research on Cancer) cep telefonları, baz istasyonları ve kablosuz internet, kablosuz iletişim,tablet bilgisayar-wi-fi etkileşimi ile çocukların yoğun olarak maruz kalacağı RF alanları 2011 itibari ile 2B sınıfı kanserojen ilan etmiştir.

Bu denli sorunlara ve gelişim problemlerine sebep olan bu teknolojik aletleri çocuklarımızın hayatından tamamen çıkaracak mıyız?

Bu sorunun cevabı elbette ki "Hayır”. Bu noktada uzmanlara büyük iş düşüyor. Uzmanlar aileleri tabletler konusunda bilinçlendirerek çocuklarımıza farklı bir öğrenme deneyimi sunabilir. Ayrıca elde edilen başarılarda ödül olarak da kullanabiliriz. Bunun için yapılacak en önemli davranış çocuklarımızı bu teknolojilerden tamamen uzak tutmadan kısıtlı kullanma imkânının verilmesidir. Buna referans olarak şu çalışmayı örnek verebiliriz;

“Fransa’da ‘Ekranlar’a karşı 3-6-9-12 adı verilen bir kampanya yürütülüyor. Bu kampanyayla net ve basit kurallar konuluyor. Örneğin 3 yaşından önce ekran yok. Çocuk ekrana olabildiğince az maruz kalmalı. Ebeveyn seyrederken bile çocuk ekrana bakmamalı, çocuk oyun oynarken, yemek yerken ekran kapalı olmalı. 6 yaşından önce bir çocuk yanında yetişkin olmadan bir oyun paneliyle oynamamalı. Kendine ait bir taşınabilir oyunu olmamalı. Çocuklar 9 yaşından itibaren internete yetişkin denetiminde girebilmeli. 12 yaşından sonra ise belirli sınırlar içinde yalnız başına internete girmelerine izin verilmeli.”

Tüm bunların doğrultusunda ailelere kendilerine şu soruyu sormalarını tavsiye ediyorum. Çocuğum ekran karşısında ne kadar zaman geçiriyor ve ben kendimi rahat hissediyor muyum? Bunun için evde kurallar koyun, takip edin ve yaptırımlar belirleyin. Çocuğunuza bu kuralların nedenlerini anlatın ve kurallara siz de riayet edin. Çocuklarınızı sosyal, bilişsel ve psikomotor yönden geliştirebilecek alanlara yönlendirin. Onlara spor, sanatsal faaliyetler, oyun grupları gibi farklı çevreler sunun. 0-2 yaş döneminde mümkün olduğunca çocuklarınızı ekranlardan (TV, tablet, akıllı telefonlar) uzak tutun.2-6 yaş arası sizin kontrolünüzde, 6 yaşından sonra da yarım saat, 2 saat arası son derece kısa ve planlı bir şekilde çocukların bu cihazları kullanımına izin verin. Unutmayın ki beyin gelişiminin %90’ı 0-6 arasında gerçekleşir ve bu gelişime sizin en büyük katkınız çocuğunuza sunacağınız sağlıklı bir çevredir.  

 

Kamil ATİLLA




8 yaşındaki oğlumun kuşma bozukluğu ile ilgili raporu var. Bünyenizde dil ve kuşma terapisti var mıdır?...
TÜRKAN KALAYCIOĞLU (Muhasebeci)

Tüm Gülen Gözler Ailesine Günaydınlar Diliyoruz....
Şahin YILMAZ (Halkla İlişkiler)

Mesaj Eklemek için tıklayın
 Engelli Bireylerin Normal Okullarda Akranları Gibi Eğitimin Bütün Olanaklarından Yararlandığına İnanıyor musunuz?
 Hayır
 Evet
 Kısmen

İl Bulmaca
Oynamak için tıklayınız

Diğer Oyunlar için tıklayınız